İsimsiz
bir kuş olsaydım da uçsaydım. istediğim yere konsaydım. eminim orası öncelikle New York olurdu. evet New York. benim için özgürlüğün, aşkın, mutluluğun tek manası…
zaman içerisinde başladı bu New York aşkı. bir sevgiliye duyulan aşk gibi. herkesin bir hedefi ulaşmak istediği hayali var ya benimki de New York işte. kimi insana saçma gelir kimine göre basit ucuz bir hayal gibi, kimi içinde ‘görsen ne olacak sanki şehir işte’ tarzında bir cümleden ibaret sadece.
insanların sadece kendilerini umursadığı, ‘aaa şuna bak üstüne ne giymiş?’, ‘edepsizler sokak ortasında öpüşüyor’ şeklinde cümlelerin olmadığı sadece özgürlüğün hakim olduğu bir şehir. o derin kalabalığa müzikle birlikte kendini bırakacaksın. sadece huzuru hissedeceksin. birde aşkın ruhuna o güzel dokunuşlarını. bunu hissetmek için ben New York’u tercih ederdim.
elbette ki İstanbul’umun yerini değil New York, değil Paris hiçbir şey tutamaz ya o ayrı bir konu.
aslında hayaller hiçbir zaman ulaşılamaz değildir. sadece yapacağımıza yaşayacağımıza inanmamız hayalimizi gerçekleştirmemiz için yeter. hayallerini gerçekleştiren bir insan olarak bizzat test edip onayladığım bir şey bu.
veee sana gelince New York sende bir gün gerçek olacaksın. Bize şahit olacaksın…
“I’ve been married 50 years. If I was to give one piece of advice to young couples, it’d be this: Never lose your temper at the same time. If somebody’s really mad, the other one better make a retreat.”
yaşlı new york lu bir amca :D




